Yar, al beni benden…

February 3, 2010 § 1 Comment


Elif Şafak’ın Aşk’ının ilk sayfaları çok eziyetli geçti. Bu kadar klasik, kalem tüketilmiş bir karakter; bu kadar günlük dilden kelimeler; derinliğinde sadece yüzey, yüzeyinde sadece kendisi… ‘Hayır, Elif Şafak’ın kalemi izin vermemiştir’ böyle yazmasına dedirtecek kadar üzen, ya sabır çekip hadi bir sayfa daha deyip, zorla okumaya başladım.

Ana karakter, Ella, çok klasik dedim ya, siz karar verin: ’‘Baktı bıçak kemiğe dayandı, geleceği için bir tercih yapması lazım, o zaman tutar iyi baba ve iyi koca olacağını tahmin ettiği, sırtını yaslayabileceği adamı seçer.’ Ilk Elif Şafak romanım olsa, ne kadar sabrederdim bilmiyorum. Ama gelin görün ki, konu açıldıkça derinleşti, derinleştikçe bereketlendi. ‘Roman’ içinden ‘roman’ çıktı. Ella, editörlük yapma şansı bulur, hakkında rapor hazırlaması gereken roman “Aşk Şeriat”ıdır.
‘Biz dile, söze bakmayız, gönle hale bakarız’

diye Mevlana’dan alıntı ile başlar bu ic kitap. Kitap da, yazar da, Rumi de ilgisini çeker Ella’nın; o durgun, mantıklı, düzenli hayatıyla yoğurur, gelin görün ki neler olur… İç roman, Şems-i Tebrizi’nin Mevlana ile yaşadıklarını anlatır, paylaştığı 40 kuralı açıklar. Her kural, özene bezene öyle kırk olaya dayanır ki, hiç kurgu/yapma gelmez, tadından yenmez, kalbinizden sökülmez…

Bende kalanlardan birkaci ise,

*Şems’in kendini kardeşlerinden ayrı bir yumurta olarak değerlendirip, kümeste ömrünü geçirmektense herkesin öldüğü suda can bulmak üzere evinden ayrılması,

*Kitap yazarı Aziz Z. Zahara’nın tevekkül hakkında söyledikleri: ‘Tevekkül pek çok insan için pasif kalmak demek, halbuki tam tersine. Tevekkül kabulun ve uyumun getirdiği som bir huzur halidir. Edilgen değil etkendir.’ *Medrese’deki Çömez’in sadece katır kutur ham olduğu için Aşçı Dede’nin zorlu imtihanına tabi olması, Kimya’nın aşık olup evlendiği kişiyi aşkla değiştirebileceğine inanması,

*Rumi’nin yedi basamağı

1. Nefs-i Emmare (ben derdinde)

2. Nefs-i Levvame (Alem güzel, ben çirkin)

3. Nefs-i Mülhime (Alemdeki herşeyden esinlenen, oldum zanneden)

4. Nefs-i Mutmaine (Gözü doymuş, gönlü geniş, daimi namazda)

5. Nefs-i Raziye (dünyevi meselelere aldırmaz, aldanmaz)

6. Nefs-i Marziye(Sönmeyen kandil gibi diğerlerini aydınlatır)

7. Nefs-i Kamile (Benlik zannı toz duman olur)

Ve içiçe o kadar harika bir şekilde sarılan, belik belik örülen öyküler, zamanın akışında derinden derinden ilerlerken, nakış nakış işlenirken, öyle güzel bir şekilde beşe bölünür ki, ‘Kaç boyutludur Aşk’ı düşündürmeye başlar… Bu beş bölümü de paylaşmakta sakınca görmüyorum, zira olayların tadı, adlarında değil, Elif Şafak’ın kitabında yatar…

toprak (hayattaki katı şeyler),

su (hayattaki kaygan şeyler),

rüzgar (hayattaki göç, terkedişler),

ateş (hayattaki yakan, yıkan, yokeden şeyler)

ve boşluk (hayatta varlıklarıyla değil, yokluklarıyla bizi etkileyen şeyler)

Beni benden aldı, darısı başınıza…

Narbereketi uzerinizde olsun…

Tagged: , , ,

§ One Response to Yar, al beni benden…

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

What’s this?

You are currently reading Yar, al beni benden… at Nar Bereketi.

meta

%d bloggers like this: